GRİP  (İNFLUENZA )

Kış mevsiminin yaklaşması ile solunum yolu enfeksiyonlarının sıklığında artış olmakta, bunların başında da grip (infuluenza) gelmekte. Bu yazımda grip, bulgular ve korunma ile ilgili kısa bir değerlendirmede bulunacağım.

Her hangi bir yaşta görülebilen, bulaşma oranı yüksek, sıklıkla kışın, kapalı ortamlarda (okullar!!)  yakın teması olan insanlar arasında yaygın, insandan insana enfekte solunum sekresyonları ile bulaşan viral bir hastalıktır.

Tarih boyunca salgınlara neden olmuştur.  Grip dünyada en çok ölüme neden olan enfeksiyon hastalığıdır. Mart 1918’de başlayan ve 1919 yılının sonlarına kadar etkilerini sürdüren ‘İspanyol Gribi’ tarihin en büyük salgınlarından biri olarak kabul ediliyor. Bazı kaynaklar salgının dünya nüfusunun yüzde 20’sini etkilediğini ileri sürüyor. Dünya Sağlık Örgütü, 1918’deki salgın sırasında 20 milyon insanın hayatını kaybettiğini bildirmişti ama farklı yerlerde bu sayının 100 milyona kadar çıktığı bildirildi.

Mevsimsel grip nedir? Kuzey yarımkürede her sene Ekim/Kasım – Mart ayları arası grip sezonudur. Ancak son yıllarda Nisan sonuna kadar vaka bildirimleri olmaktadır. Toplumun %5-15’inde grip oluşur.  Mevsimsel gribe; İnfluenza A H1N1, İnfluenza A H3N2 ve İnfluenza B virüsleri neden olur. DSÖ verisi; dünyada her yıl 5.000.000 kişide ağır bir tablo ve 250.000 – 500.000 kişi gribe bağlı zatürreden ölmektedir.

İnsanlarda salgınlara neden olan influenza A ve B virüsleridir. Daha önceki virüse karşı oluşan antikorlar yeni virüse etkili olamaz. Farklı türlerdeki İnfluenza virüsleri tek bir türde bir araya gelip yepyeni bir İnfluenza virüsünün ortaya çıkmasına ve insanlara bulaşarak salgınlara neden olur.

İnfluenza virüsünün para üzerinde 3 güne kadar canlılığını sürdürdüğü gösterilmiştir. İnfluenza virüsü solunum yolu salgılarından dış ortam koşullarına ve eşya yüzeylerine bulaşarak canlılıklarını sekiz (8) saate kadar ve hatta daha uzun süre devam ettirebilirler.

Grip nasıl bulaşır? Gripli bir kişinin ağzındaki damlacıkların 2m’ye kadar mesafede bulunan duyarlı bir kişinin solunum yollarından girmesi ile bulaşabilir. Kirli ellerin göze ve buruna teması ile bulaşmaktadır (Eller influenza virüsünün bulunabileceği eller, masa, sandalye, kapı kolu çeşme musluğu, kağıt para vb. eşyalar ile temas sonrası kirlenebilir). Solunum yollarından çıktıktan sonra yere düşmeden havada asılı halde kalabilen İnfluenza virüslerinin solunması ile de bulaşmaktadır.

Kuluçka süresi 1-7 gün arasında değişmektedir. Bu süre ortalama 2-3 gündür.

Tipik belirtiler aniden ateş yüksekliği (38 C’nin üstü),  ani başlayan kuru öksürük ve boğaz ağrısıdır.  Diğer belirtiler yorgunluk, halsizlik, üşüme titreme, baş ağrısı, boğaz ağrısı, burun akıntısı ishal, bulantı, kusma, iştahsızlık kas ve eklem ağrısıdır. Altta yatan hastalığı olanlarda daha ağır seyretmektedir. Ancak sağlıklı bireylerde de birden bire hastalık ağırlaşabilmektedir, bu duruma neden olan faktör/faktörler henüz anlaşılabilmiş değildir. Durumu ağırlaşan olgularda kötüleşme ve hastalığın şiddetlenmesi hastalığın 3. ile 5. günlerinde ortaya çıkmaktadır.

Ciddi hastalık ya da ölüm görülme riski yüksek olan gruplar; Hamileler (özellikle 3. trimestirdekiler), iki yaş altındaki bebekler, kronik akciğer hastalığı olanlar (astım dahil),  15 yaşa kadar olan çocuklar ve 65 yaş üstü, diyabetliler, kronik kalp hastalığı, böbrek ve karaciğer hastalığı olanlar, bağışıklık sistemi baskılı hastalığı olanlar ya da bu tür ilaçları kullananlar, aşırı kilolular.

Aynı dönemde (sonbahar ve kış ayları) en sık soğuk algınlığı ile karışır Soğuk algınlığı halk tarafından yanlış olarak grip diye tarif edilmektedir.  Soğuk algınlığında ateş yoktur, kas ve eklem ağrıları hafiftir, burun akıntısı/tıkanıklığı ve boğaz ağrısı daha fazladır.

Tanı burun sürüntüsünden alınan örneklerle basitçe konulabilir. Kesin tanı için gerekli ileri laboratuar testleri ağır hastalık nedeni ile hastanede yatan vakalarda kullanılmaktadır.

Komplikasyon gelişimi açısından risk yok ise, pnömoni gelişmedikçe, klinik hızla kötüleşmedikçe, hastaneye yatırmadan evde semptomatik tedavi yeterlidir. Hastalığın 5.-6. gününden sonra ateş yüksekliği devam eden olgular, evde tedavi altında iken bilinç değişikliği gelişen olgular, evde tedavi altında iken solunum güçlüğü ve yetmezliği ile zatürre (pnömoni) gelişen olgular vakit kaybetmeden hemen uzman bir hekime başvurmalıdırlar.  Antiviral ilaçlar; 48 saatten sonra başlanacak olursa etkisi yoktur. Grip tedavisinde antibiyotiklerin yeri yoktur. Antibiyotikler ancak bakterilerin oluşturduğu pnömoni komplikasyonunda ve ancak uzman doktor önerisi ile kullanılır.

Özellikle çocuklar ve yaşlılarda ikincil enfeksiyonlara zemin hazırlar. Orta kulak iltihabı, zatürre, beyin zarı ve beyin dokusu enfeksiyonları. Bakteriyel sepsis.

İstirahat ve bol sıvı tüketimi önemlidir. Hastalık sırasında alınan vitaminlerin tedavide ve vücut direncini arttırmada herhangi bir etkinliği yoktur.

Hastaneye yatırılma endikasyonu olan olgular solunum yetmezliği, solunum güçlüğü olan olgular, pnömonisi olan olgular, bilinç değişikliği ile seyreden olgular, ateş yüksekliği devam eden olgular (5.-6. günden sonra), şiddetli ishal ile seyreden olgulardır.

Hastaları mutlaka 3-7 gün yatağa mahkum etmektedir. Yaklaşık bir hafta içinde belirtiler kaybolmakta ancak halsizlik belirtilerin kaybolmasından sonra da devam etmekte, hatta 2 hafta kadar sürebilmektedir.

Erişkinler, belirtilerin ortaya çıkmasından 1 gün öncesinden, belirtilerin ortaya çıkmasından sonra 5. güne kadar bulaştırıcıdır. Çocuklarda bulaştırıcılık 10 günden daha fazla olabilir.

Nasıl korunalım? Grip benzeri yakınmaları olan kişiler aksırma ve öksürme sırasında ağız ve burunlarını kâğıt mendil ile kapatmalı, kâğıt mendil sonrasında hemen çöp kutusuna atılmalı, eller temizlemeli, kâğıt mendil yok ise dirsek iç yüzü ile ağız ve burun kapatılmalıdır.  Aksıran öksüren kişilerden en az bir hatta 2 metre uzakta durmalı, böyle kişiler ile tokalaşılmış ise eller hemen temizlemeli, böyle kişiler ile aynı ortam paylaşıldığında (masa, sandalye, kapı kolu vb. temas sonrası) eller hemen temizlemeli, kapalı bir ortam ise ortamı havalandırmak ve güneş ışınına maruz bırakmak.   Grip olduğu bilinen bir kişi ile kişi iyileşinceye kadar zorunlu olmadıkça aynı ortam paylaşılmamalı Gripli kişilerin konuşurken bile bulaştırabileceğini düşünerek maske takmaları sağlanmalı.

Ancak hastalıktan esas korunma yöntemi aşılanmadır. Ancak bu başlı başına bir tartışma konusu olduğu için bunu da bir sonraki yazıda tartışacağız.

Dr. CENK GÖKER